Tavuk Kapama

Şef Selin Güler

          Edirne’de ilk kez tavuk kapama pişen bir sofraya oturduğum günü hiç unutmam…
Daha tencerenin kapağı açılmadan bütün odada yükselen o buğu, insana sadece açlığını değil, içindeki duygularını da hatırlatır. Saray mutfağından gelen bir ihtişamı vardır ama aynı zamanda bir annenin sevgisini, bir gelinin heyecanını, bir aşığın kalp atışını taşır.

 

          Kapamanın sırrı basit görünür: tavuk, pirinç, soğan, baharat… Ama asıl sır, hepsinin bir kapta birbirine katılmasıdır. Pirinç tavuğun suyunu çeker, tavuk pirincin kokusunu içine alır. Sanki ayrı ayrı var olsalar da, bir araya gelince bambaşka bir bütünlük oluştururlar. Tıpkı birbirini seven iki insan gibi… Her lokmada o uyumu hissedersiniz.

          Rivayet edilir ki, Edirne’de bir genç kız sevdiği askere yola çıkmadan önce kapama pişirirmiş. Tek kapta pişen bu yemek, kolay taşınırmış ama esas olan lezzeti değil, taşıdığı duygusuymuş. Her tanede sevgisini, her buğuda özlemini yollarmış. Asker yemeği tattığında, sevdiğinin yüreğiyle birlikte olduğunu bilirmiş.

 

          Bir başka rivayetteyse Hıdırellez sofralarında kapama yapılırmış. Büyük kazanlar mahalleye kurulur, yemek pişerken herkes kokusunu duyar, sofraya buyur edilirmiş. Çünkü kapamanın üstü kapalıdır ama kalbi açıktır; misafire, dosta, komşuya… Paylaşmanın, birlik olmanın yemeğidir.

 

          Benim için tavuk kapama, sadece bir tarif değil. O buğuda gizlenen şey, Edirne’nin tarihinden bugüne taşınan sevgidir. Her pişirdiğimde aklıma gelir: yemek bazen sadece karın doyurmaz, kalpleri de birbirine bağlar.

 

          Bugün Edirne’de bir düğüne giderseniz hâlâ kapama kokusu sarar ortalığı. O koku, geçmişin saray mutfağından, aşkların en safından, birlikteliğin en derininden bugüne taşınan bir hatıradır. Ve ben her kepçeyi tabağa koyarken şunu bilirim:
Kapama, aslında bir yemekten çok daha fazlasıdır; bir gönül mirasıdır.

Edirne Usulü Tavuk Kapama Tarifi

Malzemeler

  • 1 adet bütün tavuk (veya 6–7 parça tavuk but/kanat)
  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • 1 büyük kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı yenibahar (isteğe bağlı)
  • Tuz
  • 1 tutam dereotu veya maydanoz (servis için, isteğe bağlı)

Yapılışı

1. Tavuğu haşla:
Tavuğu iyice yıkadıktan sonra tencereye al, üstünü geçecek kadar su ekle ve haşla. Haşlanan tavuğu sudan çıkar, suyunu süz ve bir kenara ayır.


2. Pirinçleri hazırla:
Pirinci yıkayıp tuzlu ılık suda 15-20 dakika beklet, süz.

3. Soğanı kavur:Tereyağı ve sıvı yağı bir tencerede erit, ince doğranmış soğanı ekleyip hafif pembeleştir.


4. Pirinçleri ekle:
Süzülmüş pirinci tencereye alıp birkaç dakika kavur. Üzerine karabiber, tuz ve arzuya göre yenibahar serpiştir.


5. Tavukları yerleştir:
Fırın tepsisinin tabanına önce pirinçleri yay. Üstüne haşlanmış tavuk parçalarını yerleştir.


6. Tavuk suyunu ekle:
Ayırdığın tavuk suyunu 3 su bardağı ölçerek sıcak şekilde pirinçlerin üzerine dök.


7. Fırında pişir:
Tepsiyi alüminyum folyo veya kapakla kapatıp 180°C fırında yaklaşık 30–35 dakika pişir. (Pirinçler suyunu çekene kadar.)


8. Dinlendir:
Fırından çıkınca 10 dakika dinlendir, üstünü açıp dereotu veya maydanozla süsleyerek sıcak servis yap.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top